May 22

Köpeklerde özellikle eklem rahatsızlıklarına ve dolayısıyla topallığa neden olan ve kenelerle bulaşan bir hastalık olan Lyme hastalığı hakkında sizlere bilgi vereceğiz.

Hastalık etkeni nedir ?
Hastalık etkeni Borrrelia burgdorferi’dir. İnsanlarda ve köpeklerde eklem, deri lezyonları ve diğer organ bozukluklarına neden olur.

Hastalık nasıl bulaşır ?
Hastalık genelde hastalığı taşıyan kene ısırığından bulaşır. Köpekler hastalığa insanlar ve kedilerden daha kolay yakalanırlar.

Ayrıca dışarda yaşayan köpekler evde yaşayan köpeklere göre daha fazla risk altındadırlar.

Hastalık nasıl gelişir ?
Hastalık taşıyan kenenin ısırması; hiç bir hastalık semptomu ortaya çıkartmayacağı gibi ilk semptomlar bir kaç ay sonrada ortaya çıkabilir. Ayrıca enfekte olan köpeklerin çok az bir bölümü klinik semptom gösterirler.

Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Hastalık genelde köpeklerde hemen semptom göstermez. Bununla birlikte ilerlemiş vakalarda aşağıdaki semptomlar görülebilir.

Ateş (40-41 Derece)
İştahsızlık
Patolojik uyku hali
Haraket etmekte isteksizlik
Topallık genelde tek bir eklemde bazen de bir kaç eklemde görülür. Eklemler şiş ve ağrılı olabilir.

Nasıl önlem alabiliriz ?
Köpekleri kenelerin bol olabileceği ortamlardan uzak tutmak gerekir. Bu hastalığa karşı kullanılabilecek aşı artık ülkemizde bulunmaktadır. Her yıl düzenli olarak kullanılması en iyi korunma yöntemi olacaktır.

Hastalığın en çok görüldüğü zamanlar mayıs ve kasım aylarıdır. Bu nedenle bu aylarda kene mücadelesi çok önemlidir.

Sonuç
Bu hastalıkla mücadele edebilmek için kenelerle olan savaşı bilinçli ve inatçı bir şekilde sürdürmek gerekir. Köpekleri sık sık pire ve kene taramasından geçirip doğru zamanlarda ilaçlama yapılmalıdır.

Mar 18

Köpeklerde görülen protozoon etkenlerinden en etkili ve öldürücü olanlarından birisi Leishmania’dır. Bu hastalık aynı zamanda zoonoz’dur yani köpekten insana bulaşabilir. Köpeklarin yanında bu enfeksiyon kedilerde, insanlarda vs. görülebilir. İki formu olan Leishmania enfeksiyonunun visceral formu genelde öldürücüdür. Şimdi sizlere bu özet bilgiden sonra daha ayrıntılı bilgi verelim…

Zoonoz karakterli paraziter bir deri hastalığıdır. Tropikal bölgelerde ve Akdeniz ülkelerinde sık görülen hastalık köpeklerde kutanöz ve viseral olmak üzere iki formda görülmektedir.

Hastalığın etkeni bir protozoon olan Leishmania’dır. Her iki formun şekillenmesinde farklı türler etken olmaktadır. Köpeklerde hastalığa neden olan türler Leishmania canis (leishmania donovani) ve Leishmania tropica dır.

Hastalık phlebotomus türü keneler, tatarcık ve kum pireleri gibi kan emen sinekler ile bulaşmaktadır. Hastalık etkeni bulaştıktan sonra kuluçka süresi haftalar hatta yıllarca sürebilmektedir. Buna karşın hastalığı geçirenler ise bağışıklık kazanmaktadır.

Hastalık etkenini taşıyan insektisitlerin ısırması ile bulaşan etken 1 ay ile 1 yıl arasında değişen bir kuluçka süresi geçirir. Isırılma bölgesinde hücre bağışıklık sistemi yeterli ise lezyonlar lokalize olur. Bağışıklık yetersiz ise lezyonlar hızla yayılır. Etken bulaşma yerindeki deride, makrofajlar içerisinde yayıldıktan sonra dalak, karaciğer, lenf yumruları, kemik iliği ve bağırsaklara yayılarak viseral formun oluşumuna neden olur ve hastalığın seyri genellikle kötüdür. Klinik belirtilerin, pek çok hastalık ile benzerlik göstermesinin yanı sıra geniş bir dağılım göstermesi teşhisin ve tedavinin güçleşmesine neden olur. Genellikle nüksler söz konusudur ve hastalık çoğu zaman medikal tedaviye olumlu cevap vermez.

Değişken bir klinik semptom gözlenmektedir. Yaygın olarak deri lezyonları görülmekle birlikte tırnaklarda deformasyon, kaslarda atrofi, lenfadenopati, aralıklı gözlenen ateş, halsizlik, sindirim sistemi problemleri, poliartritis, polidipsi, glomerulonefritis, anemi ve keratokonjuktivitis gibi belirtiler de görülebilmektedir. Deri lezyonları genellikle kulak kepçesi, yüz ve ayaklarda görülür. Kaşıntısız olan bu lezyonlar, bulunduğu vücut bölgesine göre değişmekle birlikte dermatitis, hiperkeratosis, kabuklanma, nodül, erezyon, ülser, fistül şeklinde gelişir. Köpeklerde özellikle bacaklar ve baş bölgesinde eksfoliatif dermatitis ve nasodigital hiperkeratosis, ayak tabanları, ağız kenarı gibi deri ve mukozaların birleşme noktalarında, kulak uçlarında ülseratif dermatitis, karın bölgesinde steril pustuler dermatitis, genel olarak deride ise nodüller görülür.

Hastalığın seyrinin ağır olması ve genellikle tedaviye olumlu cevap alınamaması nedeniyle koruyucu hekimlik hastalığın önlenebilmesinde büyük önem taşımaktadır. Taşıyıcı olan insektisit mücadelesi dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.

Hastalığın seyri genellikle kötüdür. Klinik belirtilerin, pek çok hastalık ile benzerlik göstermesinin yanı sıra geniş bir dağılım göstermesi teşhisin ve tedavinin güçleşmesine neden olur. Köpeklerde genellikle viseral formda görülen hastalığın erken dönemlerde teşhis edilmesi, hastalığın tedavisinde önem taşımaktadır.

Mar 04

Köpeklerde görülen bağırsak sorunlarından birisi de kalın bağısağın bir bölümü olan kolonun iltihaplanması olarak açıklanan kolittir. Öldürücü olmamasına rağmen bu hastalık ilerlemeden tedavi yaptırmakta yarar vardır.

Köpeklerde kalın bağırsağın bakteriler, parazitler veya stres gibi faktörler nedeniyle hastalanması sonucu oluşan yangılara genel olarak kolit adı verilir.

Kolit problemi olan köpeklerde çoğu kez genel durumda bozukluk ve hastalık belirtileri gözlenmeyebilir. Ancak, dışkı yaparken fazla miktarda mukus ve bazen de bir miktar kan görüldüğü durumlarda şüphelenebilirsiniz. Kolitin şiddetli seyrettiği bazı durumlarda kusma da görülebilir.

Bazı köpekler kolit esnasında dışkı yapmak acı verdiği için dışkısını tutabilir ve bunun sonucunda kabızlık ortaya çıkabilir. Kolit olan köpeklerde, ister kabızlık isterse ishal olsun, mutlaka dışkı yapmada bir anormallik dikkati çeker.

Kolit, birçok köpek ırkında görülebilir. Boxer gibi bazı ırkların kalınbağırsak hastalıklarına daha yatkın olduğu konusunda bilimsel şüpheler de var. Bazen kolitle birlikte kalınbağırsak duvarında ülserler de oluşabilir.

Kolit hastalığının hayati bir tehlikesi yok. Ancak hastalık tedavi edilmediğinde veya çok şiddetli seyrederek bağırsak duvarında derin ülserler oluştuğunda durum ciddileşir. Bazı ırklarda, özellikle de Boxer’larda kronik bir hal alarak uzun süreli tedavi gerektirebilir.

Hastalık, veteriner hekiminizin yapacağı genel ve rektal muayene, dışkı muayenesi ve gerekirse biyopsi uygulaması sonucunda kolaylıkla teşhis edilir. Kolite yol açan bakteri ve parazit gibi hastalık etkenlerinin ilaçla tedavisinin yanı sıra veteriner hekiminiz sindirim sisteminde daha az stres oluşturan ve daha kolay sindirilebilen özel bağırsak hastalıklarına uygun diyetler de önerebilir. Hastalık, ilaç tedavilerinin ve uygun beslenmenin ardından ortadan kalkar. Kronik kolitlerde tedavi süresi oldukça uzun bir süreyi kapsayabilir.